Bitirilemeyen Sevda / guru-BOZO

  • Özhan KOCA Özhan KOCA

Arkadaşlar merhaba, bugün yine sizleri içindeki sevdayı bitiremeyen bir arkadaşımızla tanıştırmak istiyoruz. Buradan tekrar hatırlatmak isteriz ki, eğer sizinde içinizde bitiremediğiniz bir sevdanız var ise ve bunu paylaşmak istiyorsanız lütfen bize yazın. Memnuniyetle sevdanıza ortak oluruz.

Bugün ki arkadaşımız Yasin ÜNSAL, kendisine neden burada, sevdası nedir, olmasaydı ne olurdu gibi merak ettiklerimizi sorduk ve o da tüm samimiyetiyle cevapladı. 

Bu yazıda soruları soran (wiseof), cevaplayan Yasin ÜNSAL dır.

Şimdiden iyi eğlenceler:) 

S: Tekrar merhaba, hoşgeldiniz. Öncelikle duygularınızı ve zamanınızı bizimle paylaştığınız için Wiseof ekibi olarak şimdiden teşekkür ederiz.

C: Ben teşekkür ederim ve tüm ekibe selamlar….

S:Sohbetimize başlamadan önce okuyucularımızın sizi daha yakından tanıması adına bize kendinizden bahseder misiniz?

C: 1978 İstanbul doğumluyum. Aslen Kastamonu’nun suzey köyündenim.

Sohbetlerimiz de bizim için olmazsa olmaz eğlencedir. Eğer eğlenemiyorsanız bir işi yapmanın çok bir anlamı olduğunu düşünmüyoruz ekip olarak.

Önce eğlence;

S: Günümüzde televizyon hayatımızın önemli bir yerini kaplıyor. Ve bunların başında da sinema filmleri geliyor. Unutamayacağınız veya etkisinde kaldığınız bir sahne var mı aklınızda?

C: Aslında bir film demeyelim ona da, genel olarak Cüneyt ARKIN filmleriyle büyümüş biri olarak; hiç unutamayacağım şeylerden biridir adalet yani ilahi adalet… Düşünsenize her filmde ana fikir hep milliyetçi duygularıyla hareket edip vicdan ve kirli düşünceler arasında kalmış bir karakterin, bol atraksiyonlu sahnelerinin içinde verdiği savaşı… Unutulur mu hiç bunlar 🙂

S: Evet haklısınız. Aslında Yeşilçam’ı ayrı bir hikaye olarak ele almalı (belki bir gün burada yeşilçam dosyamızı yayınlarız). Peki  Cüneyt ARKIN dediniz, sizin favori Cüneyt ARKIN karakteriniz hangisi?

C: Maden filminde oynadığı İLYAS karakteri… Devrimci ve sorgulayan.

S: Yeşilçam, madenci, devrimci diyince aklımıza ilk gelen Rahmetli Tarık AKAN, Tarık AKAN sizin için ne ifade ediyor?

C: Tarık AKAN, çok yönlü ve iyi bir karakter oyuncusudur. Allah rahmet eylesin…Ama bende ki yeri HABABAM SINIFI‘nın yakışıklısı haylaz ve muzur ögrencisidir. Duygu yüklü ve kurnaz.

S: Haksızlığa, zulme karşı eşitliği, adaleti savunan bir yapınız da var sanırım?

C: Var tabi olmaz mı.. 🙂

S: Birazda kitap diyelim, hafızanızda yer etmiş en sağlam kitap hangisidir ve tabi ki neden?

C: Kesinlikle ilk sıradaNUTUK.  Geçmiş ve gelecek arasında atılan köprünün nedenli gerekli olduğunu ve bunu yapabilmenin nelere mal olduğunuokuyucunun önüne muazzam bir dille koyan yegane bir kitaptır.

Nutuk daha çok eğitici-öğretici kitaptır diyebiliriz sanırım. Yeri gelmişken ulu önder ATATÜRK ümüzü de burada tekrar sevgi, özlem ve minnetle anmış olalım.

S: Sinemayla aranız nasıl, en son gittiğiniz sinema filmi?

C: 2 oğlum var ve mümkün olduğunca onlarla hayatı paylaşmak vakit geçirmek çok keyifli. En son filmimiz ‘tavşan peter’ . 🙂

S: Eminim onlarda da şimdiden motor aşkı başlamıştır:). Peki son gittiğiniz tiyatro hangisidir?

C: Kadın olmak zor / Leyla TAŞÇI‘nın performansı ile.

S: Birçok yer geziyor, görüyorsunuz. Türkiye dışında yaşasaydınız bunun neresi olmasını isterdiniz?

C: Yeni Zelanda var düşüncelerimde, insancıl duygulara olan özlem ve adalet arayışım yüzünden.

S: Yoğun şehir yaşamında, hobilere vakit bulabiliyor musunuz? Hobileriniz nelerdir?

C: Elimden geldiğince; Çocukluğumda savunma sanatlarına karşı oldukça ilgiliydim ve bu ilgim beni çok güzel yerlere getirdi. Beraberinde ciddi dereceler almamı sağladı. Sholin kung-fu ile başlayan daha sonraları yanına kickbox, thai ve full contack ekleyerek ilerledi. Motor sporları ile ilgileniyorum şimdilerde, şehrin karmaşasından uzaklaşıp kendimi doğaya bırakıyorum. Tabi bu olurken bir anda inanılmaz yerlerde açıyorum gözlerimi… Bazen ıstıranca dağların bazen Niğde aladağlar bir bakmışım karadeniz yaylalarında. Tamamen doğaçlama olan gezilere imza atmış oluyorum 🙂

S: Şehir merkezinde yaşayıp da fobisi olmayan var mıdır dersiniz? Sizinkileri paylaşır mısınız?

C: Yine mi radara girdim acaba düşüncesi 🙂

S: Okuyucularımız ve biz ekip olarak merak ediyoruz! Sohbetimizin başlığını oluşturan ‘guru-BOZO’ nun hikayesini anlatır mısınız bize?

C: guru: Usta yada en iyi bilen gibi anlamları taşır… Spor yaptığım dönemlerde müsabaka esnasında tek vuruş ve bir kaç saniye sonra gelen nakavt olmuştu…bu bana BUYUK USTAD ünvanını ve birincilik kazandırmıştı…Sonrasında arkadaşlarım guru demeye basladı…

bozo: Sarışın ve açık tenli olduğum için (şimdilerde kelim ama ) askerlik zamanlarında mardinli bir komutanımın taktığı lakap idi. İstanbul’a geri dönüp hikayesini anlattığımda, sonraki zamanlarda artık arkadaşlarımın ağzında BOZO aşağı BOZO yukarı dolaşır olmuştu…

S: Peki, sizin Bitirilemeyen Sevda’nız hakkında konuşalım birazda. Nedir efendim sizin bitirilemeyen sevdanız?

C: Benim bitirilemeyen sevdam motorum ve bana yaşattığı unutulmaz anlar. Yani motorumla yola çıkarak edindiğim deneyimler ve bu sebeple başkalarına önayak olabilmek. Ve tabiki de bunlarla beraber kendi iç dünyanda yapmış olduğum yolculuklar. Bu benim bitirilemeyen sevdam, bitmeyen sevda. Her seferinde yeni bir ufka gitmek, yeni bir yerde olmak, yaşanmamış yeni duyguları yaşayarak bilinmeyeni aydınlatmak.

S: Size modern bir gezgin diyebilir miyiz?

C: Aslında diyemeyiz, belki sadece kullandığım araçlar yüzünden. Çünkü taa eskilerden beri gezginlerimiz yüklerini sırtlarına alıp asalarını eline, kendilerini bilinmeze yada görünmeyenin merakına salmışlardır. Bende farklı bir şey yapmıyorum aslında. Her fırsatta benim için bilinmeyene ve gidilmeyene doğru yola koyuluyorum. Her virajın sonunda ne olacak düşüncesi ve yolun bitti yerde başlayan macera düşüncesi…

S: Her röportaj da klişe sorular ve cevaplar vardır ama aynı zamanda olmazsa olmazlardır bilirsiniz. İşte sizin için bir tane geliyor!… Siz motor ve doğa aşığı bir insansınız. Motor aşkı nasıl başladı sizde ve bize motorla ilk gezinizi anlatır mısınız?

C: Motor aşkı küçük yaşlardan  bu yana vardı. Sokağımızda oturan bir ağabeyimiz vardı kendisi yarışçıydı. Aynı zamanda her gün değişik ve hiç görmediğim motorlarla gelirdi evine. Bende ağzımda salyalarım akarak bakardım makinelere (motorlara). Bazı bazı üzerlerine oturup tadını çıkartırdım motorların, kedi yavruları gibi ağzımla yalandan bir motor sesi. IIIIIINNNNNNN 🙂

ARkadaşım yeni bir yazlık almıştı ailesine ve kendisine. Ormanın içinden geçmek icap eden bol taşlı bol çamurlu bir yolu olan yazlık. Binkılıç (çatalca) civarında. Şimdilerde o yazlığı evi olarak kullanıyor. Neyse benim ilk makinem ise Yamaha Xt 600 belki 20 yıl önce belki daha fazla hatırlayamıyorum tam olarak zamanını. Hem makineyi test etmek için hem kendimi, hemde yazlığı görmek için çıktık yola. Araçlardan biri 4 teker diğeri 2 teker.  Hatırlıyorum da o zaman kendimi girilmez dediğim her yerde bulmuştum. Kah düşerek, kah gülerek ama hayatımda katettiğin en iyi 120 km idi.

S: Birçok yeri gezdiniz, geziyorsunuz. Sizin için özel olan bir yer var mı, neden?

C: Aladağlar (Niğde), oraya o dağlara ne zaman gitsem kendimi ruhani bir yolculuğun içinde bulurum. Kendi içimde başlayan bir savaş ve bir yolculuk olur bu. 2500 mt den sonra sadece siz varsınız ve taşlar… Tabiatın en yalın hali… Cam kırığı bir soğuk karşılar bazen, bazende en sıcak ve yumuşak haliyle kucak açan güneş. Sırtınızda bir çanta, yüzünüzde bir gözlük, ellerinizle kardeş olmuş batonlar (yürüyüş yaparken destek için kullanılan çubuklar). İçsel yolculuğunuzun bilmem kaçıncı evresi…

Evet benim için en özel yerlerin başında gelir Aladağlar.

S: Bir an için bizi oralarda götürdünüz gerçekten de. Peki tek başınıza mı yapıyorsunuz bu gezileri, yoksa belli bir ekibiniz var mı?

C: Genellikle arkadaşlarımla yaparım ve 6 kişi geçmeyen bir icra kurulum var. Onlarında katılımıyla kararlar alıp yola çıkarım.

S: Nereye, nasıl gideceğinizi neye göre belirliyorsunuz?

C: Zaman ve ekibe göre…

S: Eminim okuyucularımızda merak ediyorlardır, acaba herkes bu doğa gezilerini yapabilir mi? Sizin gibi bu tarz gezileri yapmak için can atan arkadaşlarımız için neler önerirsiniz?

C:Neden yapmasınlar. Tabiki yaparlar ama doğru ve kaliteli ekipmanlar şart ve gidilecek yerin önceden fizibilitesinin yapılması şartıyla. yoksa ben çubuğu attım hadi bu yöne tarzında değil tabiki 🙂 .

S:Peki bu iş için olmazsa olmaz malzemelerimiz nelerdir?

C: Motorum 🙂

Uyku tulumum ve çadırım.

S: Haklısınız 🙂 … Gezdiğiniz, gördüğünüz yerlerde yaşadığınız sıkıntılardan bahseder misiniz?  

C: Maalesef ki insanımız sadece eğlenmenin peşinde. Orada yaşayan canlı doğal yaşan vs. gibi şeyleri hiç düşünmüyorlar. Ne yazık ki bizim insanımız bu konuda biraz sınıfta kalıyor.  Güzel bakamıyoruz, insanımız pis.

Her gittiğim yerde kamp yapanların yada günübirlikçilerin ardında bıraktığı pislikleri topluyorum(topluyoruz). Bundan daha beter ne günah var ne de aymazlık. Umarım insanımız bu durumu en kısa sürede aşar ve daha temiz bir doğaya merhaba diyebiliriz.

S: Yerel halkın size bakış açısı nasıl?

C: Yerel halk genelde meraklı bakışlarla karşılar bizi, lakin severlerde. Oturur koyu bir sohbete dalarız çoğu zaman kahve köşelerinde. hatta bir dahaki gidişlerimiz için sipariş verdikleri de olur bazılarının. yada misafir etme istekleri. Hepsi çok babacan, hepsi çok anaç.

S: Sipariş mi? Ne gibi mesela?

C: Gittiğimiz yerler genelde İstanbul dışı olduğu için yada yakın İstanbul, bizim gibi motor sevdalıları orada da var. Kendi motorları yedek parça isteyen de olmuştu. Yada ben alamıyorum ama gelirken tekelden bir 100’lük (içki) al diyende.  Hatta gelirken bana, benim çocuğu getir diyen bile olmuştu. 🙂

S: Son olarak eklemezsem çatlarım dediğiniz bir şeyler varsa, sizi dinliyoruz  🙂

C: 🙂 🙂  Teşekkür ediyorum size… Selamlar, çok sağolun.

Biz de size katılım ve paylaşımlarınız için teşekkür ediyoruz. Biz çok eğlendik eminim ki okuyucularımız da en az bizim kadar eğlenecek ve öğreneceklerdir.

https://www.instagram.com/pasakli_adam/

https://www.instagram.com/dowdy_man/

Evet, bitti. 🙂 Bir sonraki paylaşım ve sohbetlerimizde görüşmek üzere…

Bizi;  https://www.instagram.com/ozhan_koca/  takip edebilirsiniz.

  • Melek Koca
    Melek Koca
    1 sene önce

    Ahhhhh bitirilemeyen,bitmeyen sevdamm.. Ahhh motorum vahhh motorum…Ne benzer duygular yaşadım okurken…Ben anne olmadan önce uzun ara verdim motoruma ve tutkuma.Biraz büyüyeteyim bebelerimi sonra KTM Düke paklar beni…:)

    14
  • Avatar
    Selçuk Aşıcı
    1 sene önce

    Bende bir motor tutkunuyum ne güzeldir bu sevda. Aziniza saglik röportajlarin devamını okumak dileği ile…

    15