Bitirilemeyen Sevda / BOKS

  • Özhan KOCA Özhan KOCA
Bitirilemeyen Sevda’mız. Her devrin kahramanları vardır sahiplendiğimiz. Sanırız ki, onu biz seçmişizdir ama halbuki o bizi seçmiştir. Daha doğrusu bize seçtirmişlerdir. Daha sonra severiz O’nu sevdamız olur ve daha daha sonra da ‘bitirilemeyen sevda‘mız olur. 

Çocuksun ve gördüğün-duyduğun her şeye inanıyorsun daha doğrusu inanmak istiyorsun. Hayal gücün öyle sınırsız ki, henüz uğramamış sana büyümek. Henüz uğramamış sana unutmak, unutturulmak. 

been she-ra

Küçükken misketlerim vardı. Kibrit kutularından kesip de oynadığımız oyunlar, çamurdan yaptığımız traktörlerimiz vardı. Her akan yağmur sonrası yarıştırdığımız kibrit çöplerimiz ve sınırsız oyun alanlarımız vardı. Okuldan koşa koşa gelir, çantamızı bir köşeye fırlatır çıkardık dışarıya, alabildiğine güzel, alabildiğine özgür, alabildiğine samimi. Öyle, okul çıkışı kurs, sonrasında tez, sonrasında da tüz-müz yoktu. Hafta sonu bizim di hiç bitmesini istemediğimiz. Sene sonunda aldığımız puanlarımız bir sonraki seneye geçmiyordu, yani taşımıyorduk üzerimizde notlarımızı. Yükümüz yoktu anlayacağınız. Sadece oynuyor, eğleniyor, öğreniyor ve acıkıyorduk. Sonra yine oynuyor, eğleniyor, öğreniyor ve acıkıyorduk. Kimin umurundaydı ki gelecek. Herkesin bir kahramanı vardı izlediği çizgi filmlerden. Benim dönemimde erkek çocukları “gölgelerin gücü adına” derken, kızlar devamında “been she-ra” diye devam ederlerdi. Bazıları Orko olurken veya Titrek bir kediden devasa bir Atılgan‘a dönüşen aslan olurken, ben hep HAYVAN ADAM (beast man) oldum. Tamam, pek güzel değildi biliyorum. Özellikle de dişleri ama kırmızı rengi ve omuzundan aşağı akan yelesiydi sanırım beni ona hayran bırakan. Çok zeki değil belki ama bu Skeletor‘un sorunuydu benim değil.

Okulda, mahalle de he-man cilik oynardık ve ben hep hayvan adam olurdum. Tamam itiraf ediyorum ara sıra da olsa Skeletor da olduğum oluyordu. Televizyondakinden en büyük farkı çoğunlukla ben kazanırdı

voltron, voltron, voltron

Bir dönemde kurt adamlar meşhurdu, “Alacakaranlık kuşağı” diye bir dizi yayınlandı uzun süre Trt-1 de. Evet, şimdi anlaşıldığı üzere, ben tek kanallı dönem çocuğuyum. Öyle kendi kahramanını kendin seçeceksin diye bir şey yok yani. Trt-1 sana ne verirse aralarından sıyrılıp sana en yakın olanını seçmek zorundasın. Seçmezsen ne mi olur, oyun dışı kalırsın!.. Alacakaranlık serisi bir yandan beni korkutsa da diğer yandan hayal gücümü destekliyordu. Aaaaaaa az daha unutuyordum ki iyi ki de aklıma geldi. ‘voltron, voltron, voltron‘. O beş aslandan neden biri bir kızdı? O zamanlar anlayamıyordum ve hep uyuz oldum o kıza, nefret ediyordum belki de. Bazen öyle çaresiz öyle savunmasız kalıyordu ki!. Ekibi zayıflatıyor, her seferinde ilk yenilen o oluyordu diye çok kızıyordum o’na. Çoğu bölümü o kızı değiştirirler ümidiyle izlediğimi anımsıyorum. … Sonra sonra o kızın değerini anladığımda kendi dar görüşlü değersizliğimi de anladığımı anımsıyorum. Kırmızı aslan, sarı aslan, mavi aslan, yeşil ve siyah aslan.

Hedefler her zaman ulaşmak için değildir. Çoğunlukla sadece daha güçlü tırmanmaya yardım eder.

‘hadddaaaaaa’

Erkek çocuğu olduğumdan mıdır bilinmez ama hep bir hareketin içindeydim, vurma kırma, hoplama zıplama vardı hep hayatımda. Sonra biraz büyüdüm ve yine gördüm ki Trt-1 sayesinde tabi ki ‘hadddaaaaaa’, mınçıkalı, sarı bir eşofman giymiş yanları siyah şeritli ufacık tefecik bir adam. Elindeki mınçıkayı sallıyor da sallıyor. Bir yandan da hadddaa-huddaaa diye bağırıyor nedense her vurduğunda. Sonradan öğrendim ki o ses O’nun motivasyonunu arttırıyormuş. Vuruşun şiddetini ayarlıyormuş meğersem. ‘Hadda’ diye kısık sesle söylerse uyarı ‘ Haadddddaaaaa’ diye söylerse affı yokmuş o küçük adamın. Tabi ben durur muyum, dünya benim oyun alanım. Okulda, evde, mahallede hep ‘hadda, huudddaaa’ lardayım. Sokaklar benim, bakkala gidiyorum ‘hadda’, eve geliyorum ‘hudda’, oyun oynamaya arkadaşların yanındayım ‘haaaaadddddaaaaa-huuuuddddaaaaaa’. Ama yine de en güzel oyun alanlarım, inşaatlardı. Tahtaların üzerinden atla-hadda. demirlerden sark-hudda, kim daha yüksek bir yerden atlar yarışmaları yapıp, haaddaalarla huddalarla geçti çocukluğumuzun bir bölümü. Aah ah ne kadar güzel günlermiş hadda’lı hurdalı günlerim, günlerimiz. Bu da bizim bitirilemeyen sevdamız’mışta yıllar sonra anlamışız.

Kelebek gibi uçar, arı gibi sokarım.

Trt-1

Sonra bir gün, yine Trt-1 sayesinde siyahi bir adam gördüm. Kürsüde sürekli bağırıyor çağırıyordu. Sonra aynı adamı dövüşürken de gördüm. Orada da rakibine bağırıyor çağırıyordu. Bu adam ne yapıyor dedim kendi kendime, çok da uyuz olmuştum aslında ilk başlarda. Akşamları anne-babam haberleri izlediği için mecburen bizde izliyorduk tek kanallı Trt-1‘i. Haber esnasında bu iri siyahi adamı kötülerler iken, spor bölümü başladığında övüyorlardı. Haberde savaşa gitmek istemediğini, korkak olduğunu ve devlete isyan ettiğini söylerken, spor programın da ise, gelmiş geçmiş en fantastik sporcu, en iyi boksör olduğu söyleniyordu. Boks… boks neydi!?…

(İki insanın ortalama beş metreye-beş metre özel bir alanda birbirlerini yasal yolla dövmesi) miydi acaba?…

Yoksa bir felsefesi olan, güçlü olanın değil daha çok zeki olanın kazandığı, beden kadar zihninde güçlü olmak zorunda olduğu bir spor dalı mıydı!…

Her kim için neyse neydi boks ama benim için hayatımın merkeziydi artık. Nedendir bilinmez ama görür görmez sinmişti içime. Hemen başlamak istedim boksa ama çevremde ne bir boks salonu ne de o salona verecek para vardı. İlkokul bitti. Ortaokul bitti ve ben halen başlayamadım boksa. Sonra Jackie Jhan‘ın Sarhoş usta (Drunk Master) filmi geldi aklıma ve tabi ki de Jean Claude Van Damme‘nin abisinin intikamını almak için Tong po‘ya karşı yapacağı dövüş için aldığı eğitim geldi. Dağlarda, köyde, doga da. Ve bunlar gibi birkaç sahne benim gaza gelmeme yetti. Hikayeler, nedenler, karakterler farklıydı ama temeli hep aynıydı, doga da spor.

[ilgiliicerik icerik_id=”855″

Olayı biraz abartmıştık sanırım.

Ortaokul bitti yaz tatili, bir şekilde çalışıyorum tekstil firmasında. Artık tak etti canıma spor yapamamak ve bir pazar sabahı uyandığımda aniden kalktım ve gittim evimizin aşağısındaki boş araziye; hımmmmm, nasıl yapıyordu Van damme??? Jackhi Chan böylemi vuruyordu?!… Bu tekmeyi nasıl o kadar yukarı atıyorlar.?!… Yumruk, şınav, mekik, kekik derken, bir ay sonra bir arkadaşım geldi yanıma. Havada döner tekmeyi nasıl atabildiğimi sordu bana, ops…. Tekmemi, hem de döner… Sen nereden biliyorsun dedim. Seni izledim dedi. Seni izledim. Beni izlemiş, ben bir şeyler yapmaya çalışırken beni izlemiş. Demek ki yalnız ben değilim… Çooooook sevindiğimi hatırlıyorum ve çok da gaza geldiğimi. O günden sonra haftada üç akşam yapmaya başladım çalışmalarımı ve sonrasında her akşama döndü bu çalışmalar. Gün içinde çalışırken bile oraya buraya tekme tokat dalıyordum. Antreman yaptığım boş arazinin yanında büyük siteler vardı. Yaz tatilinin bitmesine yakın artık her akşam birkaç aile çekirdeklerini alıp bizi izlemeye geliyordu. Olayı biraz abartmıştık sanırım. Biz derken daha sonradan üç-dört yaş küçük amcaoğlumu da aldım yanıma.

Ve sonunda o yaz tatilim bitti, ben sanırım 4-5 cm uzadım ve her akşam yüz elli (150) şınav, sayamadığım kadar mekik ve aklımıza gelebilecek her türlü tekmeyi atabilecek haldeydim. Koşmayı söylemiyorum bile.

Ben boksa yirmi beş yaşında başladım ve daha sonradan antrenör oldum.

Hani biz söz vardır ya, bin yıllık seferler bile bir adımla başlar diye, işte benimkisi öyle bir seferdi.

Teşekkür ederim okuduğunuz ve bu anları benimle paylaştığınız için.

Özhan KOCA / Boksör

  • Avatar
    Hüseyin Çakıl
    2 sene önce

    Kardeşim yüreğine kalemine sağlık.

    15
  • Avatar
    Soner Şen
    2 sene önce

    Aynı dönem çocukları olduğumuz için yazıyı okurken o günleri yaşadım hoşuma da gitti güzel çalışma olmuş devamını bekliyorum.

    18
    • Özhan KOCA
      Özhan KOCA
      2 sene önce

      Devamı yolda. O dönemleri bir an bile tekrar yaşadıysan, yeter.

      15
  • Avatar
    Meral Ö.
    2 sene önce

    Haddaaaaa!!!!! Yüzümü en çok güldüren bu ifade oldu, yaş olarak buna yetişemesem de sokakta bizden bi tık büyük abilerin aynı hislerle, iple birbirine bağlanmış iki tahta parçasıyla mınçıka(!) yapıp birbirlerine dalmalarını(!) Izlemişliğim çoktur :))

    15
    • Özhan KOCA
      Özhan KOCA
      2 sene önce

      Okurken eğlendirebilsiysem süper. İpli mınçıka bir dönemin vazgeçirmediydi.

      15
  • Avatar
    Ayla AY
    2 sene önce

    Ahhh o çocukluk dönemindeki güzel zamanlar… Ne kadar da değerli ve özeldi. Yazini okuduğumda o günlere geri döndüm. Çok teşekkürler. Kalemine sağlık…

    15
    • Özhan KOCA
      Özhan KOCA
      2 sene önce

      Teşekkür ederim. Devamı yolda…

      15
  • Avatar
    Tulay
    2 sene önce

    Tebrik ederim..Basarilarinin devamini dilerim

    16
    • Özhan KOCA
      Özhan KOCA
      2 sene önce

      Teşekkür ederim. Umarım…

      14
  • Avatar
    Zeliha Orbay
    2 sene önce

    Ozhan bey cok guzel bir motivasyon yazısı olmuş;çok içten ,çok samimi.Tebrik ederim.

    18
    • Özhan KOCA
      Özhan KOCA
      2 sene önce

      Teşekkür ederim zeliha.

      16
  • Avatar
    Mustafa BAYRAM
    2 sene önce

    Eline saglık abi cocuklugumu anlatmIssın benim favorim Bruce LEE .

    18
    • Özhan KOCA
      Özhan KOCA
      2 sene önce

      Bruce lee ve chuck morris.😀

      14
  • Avatar
    Ümit azar
    2 sene önce

    Ben ilk boks a başladığımda babam bana kızmışti babamda boksör dünyanın ama yokluk vardı salona para verilecekti hocam beni begenince sen para verme yeterki gel dedi gazetelerde yazılar ve basarilarim görülüp olunmaya başlayınca Azar ile teselli bulduk yazıyordu ve babam gururlaniyordu benim oğlum der olmuştu bu Spor yokluk dalı ama sonu mükafat olandır saygılarımla

    18
    • Özhan KOCA
      Özhan KOCA
      2 sene önce

      Herşeye rağmen ayakta firmanı sağlıyor değil mi…

      14
  • Erkan ALTUN
    Erkan ALTUN
    2 sene önce

    Bende nedense kendime kahraman seçmezdim. Kahramanım ben deyip dolaşırdım ortalıkta. Güzel yazı olmuş. Özellikle bize dayatılan şeyleri seçme zorunluluğumuza bayıldım. Kalemine sağlık

    16
    • Özhan KOCA
      Özhan KOCA
      2 sene önce

      Ben biliyorum çünkü sen bir kahramansın😉

      16
  • Avatar
    Alev koca
    2 sene önce

    Kalemine yüreğine sağlık herşey gönlünce olsun

    16
  • Avatar
    Bedir
    2 sene önce

    Çok güzel olmuş seninle bu duyguları ve dostluğunu paylaştığım için çok şanslıyım.

    16
    • Özhan KOCA
      Özhan KOCA
      2 sene önce

      Teşekkür ederim bedir. Bir ara antreman yapalım.

      14
  • Melek Koca
    Melek Koca
    2 sene önce

    Benim kahramanım calimero idi.:)Yüreğine,kalemine sağlık ..

    19
    • Özhan KOCA
      Özhan KOCA
      2 sene önce

      Calimeroooo, ama bu haksızlık öyle değilmiiii😁. Bende çok severdim.

      13
  • Avatar
    ASLI KÖKÇE
    2 sene önce

    CANIM ARKADASIM NE GÜZEL DUYGULARLA YAZMISSIN SENİ KUTLUYORUM BAŞARILARININ DEVAMINI DİLİYORUM SEVGİLER… ASLI KÖKÇE

    21
    • Özhan KOCA
      Özhan KOCA
      2 sene önce

      Teşekkür ederim.😀

      14
  • Avatar
    fatma ekşi
    2 sene önce

    çok güzel yazmışsın..bu yazdığın kahramanlar sadece erkek çocukların değil benim de sevdiğim kahramanlardı 🙂 özellikle jackie jhan

    21
    • Özhan KOCA
      Özhan KOCA
      2 sene önce

      O zaman küçükken sen erkekleri dövüyordun kesin☺

      14
  • Avatar
    Nagihan
    2 sene önce

    Insani cocukluk zamaninda burundugu kahramanlari hatirlatiyor😁

    19
    • Özhan KOCA
      Özhan KOCA
      2 sene önce

      Ne güzel değil mi?. Hayata beş dk ara.

      14