Diksiyon, Hitabet ve Tonlama

  • Özhan KOCA Özhan KOCA

  Osmanlı Türkçesinde belâgat olarak ifade edilen diksiyon, kelime anlamı olarak Latincede dictio ve distus sözcüklerinden Fransızcaya diction olarak geçmiş, dilimize de Fransızcıdan söylendiği gibi alınmıştır.

Bu kelimenin Latince anlamı “söz söylerken sözcüklerin seçilip düzenlenerek düşünceleri kolaylıkla en iyi şekilde anlatma tarzı.” demektir. Başka bir deyişle sözü söyleme sanatıdır diksiyon. Duygu ve düşüncelerimizi en iyi, en anlaşılır biçimde ortaya koyabilmek için sözcüklerin seçiminden, sesimizi ayarlamaktan, vurguları doğru yerlere koymaktan, heceleri ayırmadan konuşmaktan, mimik ve vücut dilini katmaya kadar bir bütün oluşturmaktır. Diksiyon bütün bu parçalardan oluşan bir bütündür.

Diksiyonun Kuralları:
● Hece ve sözcük vurgusuna dikkat etmek,
● Sesleri doğru boğumlamak,
● Jest, mimiklere dikkat etmek,
● Yerinde ve doğru tonlama yapmak,
● Sözcüklerin anlam değerlerine göre sesi kullanmak,
● Uzun ve kısa heceleri doğru söylemek,
● İşitilebilir bir sesle konuşmak.

Alfabetik Tekerlemeler

Tiyatro Terimi Olarak Diksiyon: 
Tiyatro ve benzeri sözlü edebiyat türlerinde, seslerin, sözlerin, vurguların anlam ve heyecan duraklarının duru ve açık bir biçimde söylenmesidir. Tiyatro okullarında ders olarak okutulmaktadır.

Sunuculuk-Televizyonculuk Terimi Olarak Diksiyon: 
Seslerin, sözlerin, vurguların, anlam ve heyecan duraklarını kurallarına uygun olarak söyleme biçimi.

Tonlama:
● Duyguların veya düşüncelerin gereğine göre bir uyum içinde, seslerin yükseltilip alçaltılmasına tonlama denir.

● Konuşanın önem verdiği, anlam katmak istediği kelimelerde başvurduğu ton, kelime ve heceler arasında yükseklik ve yoğunluk bakımından meydana getirdiği farklara tonlama adı verilir.

Tonlama, özellikle şu cümlelerde kendini daha çok belirginleştirir:

1) Emir cümlelerinde 
“Uğraş, didin, düşün, ara, bul, koş, atıl, bağır;
Durmak zamanı geçti, çalışmak zamanıdır” (Tevfik Fikret‘ten)

2) Soru cümlelerinde
“Hangi çılgın bana zincir vuracakmış şaşarım?”
“Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki fedâ” (Mehmet Âkif ERSOY‘dan)

3) Ünlem cümlelerinde
“Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz’dir, ileri!”
“Ne mutlu Türküm diyene!..” (Mustafa Kemal ATATÜRK‘ten)

  • Avatar
    Alev koca
    4 ay önce

    Harika…

    6
  • Avatar
    Berkant güner
    4 ay önce

    Mükemmel gerçekten Emeğinize sağlık

    6